İçindekiler:

08 Aralık 2021
Sayı: KB 2021/Özel-02

Yaklaşan baharın ayak sesleri
“Kayyım rektör istemiyoruz”
Bahçeli’nin Boğaziçi korkusu
Rejim pervasızlığını aşıda da sürdürüyor
Pandemi sürecinde komplo teorileri
“Acı reçete” yılını mücadele yılına çevirelim!
Koronayı fırsatçılığının yeni adımı asgari ücret
Direnişçiler buluştu
Şükretmek mi, mücadele mi?
“Cumhuriyet’in kazanımları” çizgisi / 1 H. Fırat
Ortadoğu’da son gelişmeler
ABD ve İsrail’in İran sendromu
Trump destekçileri Kongre’yi bastı
Arjantin’de kadın hareketinin zaferi
Pandemi yılında kadınlar
Bir devrimci işçinin ardından
Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın

 

 

“Kayyım rektör” atamalarına karşı gençlik direnişte...

“Kayyım rektör istemiyoruz”

 

Boğaziçi Üniversitesi’ne AKP’li Melih Bulu’nun rektör olarak atanması, 4 Ocak günü Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından protesto edildi.

Güney Kampüs’te tüm engelleme girişimlerine rağmen dışarıdan gelen kitle ve üniversite içerisinde bekleyen öğrenciler bir araya gelerek kapıyı açtı ve kampüs önünde açıklama yapıldı. “Kayyım rektör istemiyoruz” pankartı açan öğrencilere çeşitli üniversitelerden öğrenciler de destek verdi. Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri adına okunan basın açıklamasında “Üniversitemizin karar alma mekanizmalarındaki özerkliğine, demokratik ilkelerine, düşünce özgürlüğüne ve seçim yapma iradesine yapılan müdahaleleri kabul etmiyoruz” denilerek talepler şöyle sıralandı:

“-Tüm üniversitelerdeki kayyum rektörlerin istifasını, bütün rektörlerin demokratik yöntemlere uygun olarak seçimle belirlenmesini istiyor ve akademisyenlerden acilen yeni bir seçim düzenlemelerini talep ediyoruz.

-Bu demokratik tavır ve zorunluluğun bütün üniversitelerde yer bulması için hem diğer üniversitelerden öğrenci arkadaşlarımızı hem de mezunlarımızı bize destek olmaya çağırıyoruz.”

Açıklama sonrası üniversite içine giren öğrenciler forum gerçekleştirdi. Forumun ardından kayyım rektörün üniversiteye geldiği bilgisi üzerine öğrenciler Kuzey Kampüs’e yürüyen öğrenciler burada polisin engellemelerini, gözaltına alma girişimlerini boşa düşürdüler.  Polis barikatına yüklenen öğrenciler üç kere polis saldırısına uğradı. TOMA’nın okula girmesine izin vermeyen öğrencilere tazyikli su ve plastik mermilerle saldırıldı. Üniversite kapısına kelepçe takan polis kalkanları ve gaz bombası ile öğrencilere tekrar saldırdı. Öğrenciler kartlarını göstererek okul içine girdi, desteğe gelenler ise kapı önünde bekleyişlerini sürdürdü. Polisin yoğun saldırısına rağmen dağılmayan öğrenciler, Salı günü dersleri boykot kararı aldıklarını ve Çarşamba günü eyleme devam edeceklerini açıkladı.

Binler Kadıköy’de buluştu

Sermaye devleti eylemin ardından gözaltı terörünü devreye soktu. Eylemin ardından hafta içerisinde polis baskınlarıyla onlarca öğrenci gözaltına alındı. Buna rağmen mücadelelerini sürdüren öğrenciler 6 Ocak Çarşamba günü Güney Kampüs’te yaptıkları açıklamanın ardından okuldan çıkarak Beşiktaş’a yürüdü. “Melih Bulu rektörümüz değildir” diyen öğrencilerin yürüyüşü sırasında yoldan geçen sürücüler kornalarla, apartmandakiler alkışlarla destek verdi. Yürüyüş sırasında çekim yapan Beyaz TV protesto edildi ve gözaltıların serbest bırakılması istendi.

Buradan Kadıköy Rıhtım’a geçilerek binlerce öğrencinin katılımıyla miting yapıldı. Gözaltıların serbest bırakılması talebini de haykıran öğrenciler baskı ve saldırılara rağmen, kayyım rektöre karşı mücadelelerinin süreceğini şöyle vurguladı: “Çevremiz polislerle dolu ve gözaltına alınan arkadaşlarımız yanımızda değil. Şimdi yeniden, üniversitemize atanan kayyumu kabul etmediğimizi dillendirmek için öğrencilerden, emekçilere, mezunlardan, akademisyenlere ve demokratik kitle örgütlerine kadar hep beraber buradayız ve söyleyeceklerimiz var.”

“Kayyum rektör Melih Bulu’nun canlı yayındaki iddialarının aksine, biz burada Boğaziçi Üniversitesi’nin azınlığını değil ta kendisini temsil ediyoruz” denilen açıklamada talepler şu şekilde sıralandı:

“-Gözaltına alınan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın.

-Kayyum olarak atanan Melih Bulu ve tüm rektörler acilen istifa etsin.

-Tüm üniversitelerde rektörlük için üniversite bileşenlerinin rızası gözetilerek demokratik seçimler düzenlensin.”

“Üniversiteler bizimdir”

Boğaziçi’nin yanı sıra diğer üniversitelerden öğrenciler de eylemde söz alarak üniversiteleri gericiliğe teslim etmeyeceklerini vurguladı. Mimar Sinan Üniversitesi’nden öğrenciler adına yapılan konuşmada üniversitelerde yaşanan baskılardan bahsedilerek gözaltıların serbest bırakılması istendi.

Özyeğin Üniversitesi’nden bir öğrenci “Bu sadece BOUN’e değil, bütün üniversitelere yapılmıştır” dedi. Anadolu Üniversitesi’nden bir öğrenci söz alarak “Söz de yetki de karar da öğrencilerindir. Biz sadece bu rektörleri değil, bu rektörleri başımıza getiren AKP’yi de indirmeyi çok iyi biliriz” ifadelerini kullandı. Trakya Üniversitesi’nden bir öğrenci ise “Bizler de otobüse atlayıp geldik, gençlik bugün sokaklara döküldü ve umut oldu” dedi.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa adına yapılan konuşmada “İki sene önce bölünen üniversiteler adına konuşuyorum” denilerek bölünme eylemleri hatırlatıldı. AKP iktidarının saldırganlığı teşhir edilirken “birleşik, kitlesel mücadele” vurgusu yapıldı. Maltepe Üniversitesi Dayanışması adına yapılan konuşmada “Akademi bizimdir bizim kalacak” denildi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nden bir öğrenci ise yaptığı konulmada “Gücümüz birliğimiz ve mücadelemizden geliyor” dedi. LGBTİ+ adına yapılan konuşmada ise gözaltında yapılan işkence teşhir edildi. İÜ Hukuk Fakültesi’nden KHK’yla ihraç edilen bir akademisyen de bu eylemlerin geleceğin mücadelesi olduğunu ifade ederek “Şirketlere yönetici seçer gibi üniversitelere rektör atadılar” dedi.

Öğrenciler, 8 Ocak Cuma günü başlayacak eylem programlarını şu şekilde açıkladı: “Bundan sonra Cuma’dan başlayarak her gün 11’den 16’ya kadar okulumuzun önünde nöbetleşe direnişimize devam edeceğiz.”

Bandista müzik grubunun da destek verdiği eylemde “Çav Bella” söylenirken, “Vermeyecekler-Alacağız” sloganları eşliğinde “özgürlük” şarkısı hep bir ağızdan söylendi.

Gözaltılar için adliye önünde eylemler

Polis baskınlarında gözaltına alınan öğrenciler için 7 ve 8 Ocak’ta Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde toplanıldı.

7 Ocak günü gözaltındaki öğrencilerden 24’ü İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Adliye önünde gözaltına alınan ve savcılığa çıkarılan öğrencilerle dayanışmak için bekleyiş sürerken, konuşmalar ve açıklamalar yapıldı. Üniversite Öğrencileri adına okunan basın açıklamasında “Bugün, 4 Ocak’ta Boğaziçi Üniversitesi’nde katıldıkları eylem gerekçe gösterilerek gözaltına alınan arkadaşlarımız için buradayız” denildi. “Kayyım rektör istemiyoruz” denilen açıklamada, kayyım saldırısının sadece üniversiteleri hedef almadığı belirtilerek şunlar ifade edildi:

“Kayyımlar bugün yalnızca üniversitenin teslim alınması değil siyasi iktidarın toplumu iradesizleştirme ve tüm toplumsal alanları işgal etme politikasının bir parçasıdır. İlk günden bugüne söylediğimiz gibi, üniversitelerimizi cumhurbaşkanına da kayyum rektörlere de sermayeye de teslim etmeyi kabul etmiyoruz!”

Son günlerde gerçekleştirilen gençlik eylemlerinin aktarıldığı açıklamada, polis terörüne ve gözaltı saldırısına eş güdümlü olarak öğrencilerin yandaş medyada hedef gösterildiğinin altı çizildi. Devamında gözaltı saldırısı sırasında yaşanan işkence ve çıplak arama saldırısı teşhir edilerek şunlar vurgulandı:

“Tüm bu saldırılar gençliğin birlikte karşı koyuşunu terörize etmek, dayanışmayı kırmak ve bizleri birbirimizden ayrıştırmak içindi. Üniversitelerde ve toplumsal yaşamın her alanında sorunları ortak olan öğrencilerin kayyım rektöre karşı tepkisini de dayanışma içerisinde beraberce örgütlemesi kaçınılmazdır. Direnişin ilk gününden bu yana bu saldırılara rağmen birlikte mücadele etmeye devam ediyoruz.”

Açıklama “Korkmuyoruz! Yasaklarınızla sindiremediğiniz gençlik, gözaltılarla yılmayacak. Arkadaşlarımız özgürleşecek, kayyum rektörler üniversiteden gidecek!” denilerek sonlandırıldı.

Gün boyunca gözaltıların serbest bırakılması için adliye önünde bekleyiş sürerken, savcılık ifadelerinin ardından bir öğrenci serbest bırakıldı. Öğrencilerden Azad Aksoy ve Yıldız İdil Şen tutuklama, kalan 21 öğrenci denetimli serbestlik talebiyle mahkemeye sevk edildi. 21 öğrenci serbest bırakılırken, Aksoy ve Şen de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

8 Ocak’ta gözaltındaki bir diğer 21 öğrenci için adliye önünde toplanıldı. Gözaltındaki öğrencilerin tamamı serbest bırakıldı.