09 Aralık 2011
Sayı: SİKB 2011/46

 Kızıl Bayrak'tan
Emperyalist saldırganlığa ve faşist teröre karşı birleşik mücadele!
Emperyalistler ile uşaklarını durduralım!
Gerici saldırganlık ve savaş cephesine karşı birleşik direniş!
Faşist baskı ve teröre karşı binler sokakta!
ÇHD İzmir Şube Başkanı Avukat Hüseyin Korkmaz ile tutuklamalar üzerine
Düzen partileri şike için seferber!
KESK’in tükenerek geçen kayıp yılları
Hekimlerden mücadele kararlılığı
AKP’nin bütçesi kimin sırtında?
Ergun Hidrolik’te sendikalaşan işçilerle mücadele deneyimleri üzerine
Penta’da toplu iş sözleşmesi bürokratik dayatmalarla sonlandırıldı
Metal İşçileri Birliği MYK Aralık Ayı Toplantısı...
ÇHD Genel Başkanı Avukat Selçuk Kozaağaçlı ile 19 Aralık katliamı ve direnişi üzerine...
TİHV Genel Başkanı Metin Bakkalcı’nın 19 Aralık sürecine ilişkin tanıklığı
19 Aralık ve siper yoldaşlığı
Yeni hükümeti grevle uyardılar...
“Dünya, Ortadoğu ve
Türkiye” söyleşisi..
İşçi Sağlığı ve Güvenliği
Kongresi gerçekleştirildi…
Yine, yeni, yeniden: Yetkin mühendislik/2
Erdal Eren
mücadelemizde yaşıyor!..
Yerel yayın çalışması deneyimleri
Yeni insan olma yolunda ANKA
“Kardeş olduk...”
Mücadele Postası
Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın

 

“Dünya, Ortadoğu ve Türkiye” söyleşisi

4 Aralık Cumartesi günü Dortmund’da Volkan Yaraşır’ın katılımıyla “Dünya, Ortadoğu ve Türkiye’deki siyasal gelişmeler ve görevlerimiz” konulu bir söyleşi yapıldı.

Volkan Yaraşır, son birkaç yıldır dünyada, özellikle de Avrupa’da son derece önemli gelişmelerin yaşandığını, bu gelişmelerin şahsında yeniden devrimci bir sürece girildiğini dile getirdi. Avrupa’nın hemen her ülkesinin, özellikle de Yunanistan’ın proleter kitle hareketleriyle sarsıldığını belirtti. İngiltere’de 2 milyon kamu emekçisinin eylemine dikkati çekti. Avrupa’yı iyiden iyiye rahatsız eden Euro krizinin seyrine de bağlı olarak bu gelişmenin devam edeceğini ifade etti. Bir başka, önemli gelişmenin de Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki halk isyanları olduğunu belirtip, emperyalist işgal ve müdahalelere rağmen, Mısır örneğinde görüldüğü gibi bu topraklardaki devrimci süreçlerin de devam ettiğinin altını çizdi.

Yaraşır sözlerinin devamında, tüm bu gelişmelerin oldukça önemli devrimci imkanlar biriktirdiğini dile getirdi. Özellikle Ortadoğu’daki halk isyanları dalgasının son derece önemli birikimlere haiz olduğunu söyledi. Bunun Anadolu topraklarındaki devrimci imkanlarla birleştirilmesinin paha biçilmez sonuçlar doğuracağını belirtti. Bu çerçevede, özellikle Kürt özgürlük hareketinin seyrine ve Kürt halkının mücadelesine ilişkin değinmelerde bulundu. Kürt halk mücadelesinin özgün dersler biriktirdiğini belirterek, Kürt halkının kendi kimliğini yarattığını, bununla adeta kendisini yeniden yarattığını, bunu ise mücadelesine borçlu olduğunun altını çizdi.

Türkiye’de kirli savaşla birlikte yoğun bir Kürt göçünün yaşandığını, bunun İstanbul başta olmak üzere tüm büyük metropollerinin demografik yapısında belirgin bir değişime yol açtığını, bu kentleri adeta Kürt kentleri haline getirdiğini belirtti. Keza bu göçlerle metropollere gelenlerin işsizleştiğini, böylece zaman içinde işçi sınıfının Kürtleştiğini açıkladı. Bunun önemli olduğunu, zira sınıfın enerjisini açığa çıkarmanın imkanlarını çoğalttığını dile getirdi. Kürt halkının ulusal enerjisi ile sınıfın enerjisinin buluşturulup, birleştirilmesinin ise muazzam bir sonuç doğuracağını belirtti. Tüm sorunun devrimci hareketin bu durumun farkında olup olmadığında düğümlendiğini söyledi. Devrimci hareketin ezici bölümüyle Kürt hareketine yedeklendiğini sözlerine ekleyen Yaraşır, dolayısıyla sınıfın enerjisini açığa çıkartmak ve tıpkı Kürt halkı gibi mücadele içinde kimliğini bulmasını sağlamak görevinden uzak olduğunu belirtti. Bu görevin ancak ve ancak fabrika ve işyerlerinde uzun, inatçı ve ısrarlı bir çaba ile başarılabileceğinin altını çizdi.

Volkan Yaraşır konuşmasının son bölümünde, “devrimciler olarak mana kazanacaksak eğer sınıfa gitmeliyiz, sınıfın devrimci enerjisini ne yapıp edip açığa çıkarmalıyız, devrimci bir sınıf haline getirerek kimliğini bulmasını sağlamalıyız” dedi. Burada, bu görevin ancak sınıf devrimcilerince başarılabileceğinin altını çizdi.

Söyleşi, dinleyicilerin kısa konuşmalarıyla ve soru-cevap bölümüyle devam etti. Bu bölümde oldukça canlı, açıklayıcı, eğitici ve verimli tartışmalar, anlatımlar oldu. Katılımcılar benzeri toplantıların düzenlenmesi talebinde bulundular.

Kızıl Bayrak / Dortmund

 

 

 

Bonn’da Afganistan işgali protestosu

Afganistan işgali, 3 Aralık günü Almanya’nın Bonn kentinde gerçekleştirilen bir yürüyüş ve mitingle protesto edildi. Eyleme yaklaşık 4 bin kişi katıldı.

Eylemi Alman Sol Partisi (Die Linke) organize etmişti. Ancak, Ver.di sendikası, vicdani retçiler ve savaş karşıtı kimi dernek ve platformlar da eyleme destek sundular. Yürüyüş ve mitinge yerli partilerden DKP, KPD-ML ve MLPD, Türkiyeli ilerici ve devrimci parti ve kurumlardan ise BİR-KAR, MLKP, ATİK, ADHK, Dev-Genç-ÖDP, Haklar ve Özgürlükler Cephesi, DİDF katıldı. Eylemde Afgan ve İranlılar da yerlerini aldılar.

Bonn-Kaiserplatz Meydanı’nda başlayan mitingde savaş karşıtı çeşitli konuşmalar yapıldı. Konuşmacıların tümü de emperyalistlerin Afganistan’ı derhal terk etmeleri çağrısı yaptı. Konuşma aralarında savaş karşıtı Rap tarzı müzik dinletisi gerçekleştirildi. Mitingin ardından yürüyüşe geçildi.

Yürüyüşte taşınan pankartların ağırlığını NATO ve savaş karşıtı pankartlar oluşturdu. Bunu, kapitalizm karşıtı pankartlar ve üzerinde son yıllarda iyice azdırılan ırkçılığa ve faşizme karşı sloganların yazılı olduğu pankartlar tamamlıyordu.

Afganistan işgalini gerçekleştiren emperyalist haydutlar tam da protesto miting ve yürüyüşünün yapıldığı gün, Bonn’a yakın Petersberg kasabasında işgalin 5 yıl daha uzatılması ve askerlerin 2024 yılına kadar orada kalması için karar almak üzere toplantı halindeydiler. Bu, işgal karşıtı bu miting ve protestoyu daha da anlamlı hale getirdi ve coşkulu bir atmosferde gerçekleşmesini sağladı. Yol boyunca sloganların hiç susmaması bunun ifadesiydi.

Kitle nispeten uzun bir güzergahtan geçerek tekrar mitingin yapıldığı alana geldi. Burada tekrar çeşitli konuşmalar yapıldı. Savaş ve çevre karşıtlığı konusunda hiçbir inandırıcılığı bulunmayan ve SPD ile birlikte Afganistan işgalini onayladığı bilinen Yeşiller Partisi temsilcisinin yumurta yağmuruna tutulması da akıllarda kalıcak bir görüntü oluşturdu.

BİR-KAR eyleme “Emperyalist savaş aygıtı NATO dağıtılsın!” pankartıyla katıldı. Bu arada, “Emperyalist işgal orduları Afganistan’dan defolsun!” başlıklı bildirileri dağıttı.

Kızıl Bayrak / Bonn

 

 

 

Dünya Çevre Günü etkinlikleri

Almanya’nın Bilefeld ve Frankfurt kentlerinde Dünye Çevre Günü vesilesiyle etkinlikler yapıldı.

 

Frankfurt

Dünya Çevre Günü dolayısıyla Frankfurt’ta BİR-KAR’ın da düzenleyicileri arasında bulunduğu bir etkinlik gerçekleştirildi. Onlarca inisiyatifin organize ettiği etkinlik alanında çadırlar kuruldu, bilgilendirme standları açıldı. Soğuk ve yağışlı havaya rağmen insanların belli bir ilgi gösterdiği etkinlikte çeşitli konuşmalar yapıldı. Tüm konuşmalarda, nükleer tehlike ve doğanın kapitalistlerin kar hırsı uğruna yıkıma uğratıldığı, bunun yol açtığı tehlikelerden dolayı doğanın giderek yaşanmaz hale geldiği vurgulandı.

BİR-KAR çalışmalarda başından sonuna kadar aktif bir duruş sergiledi. Alandaki BİR-KAR imzalı dev pankart da oldukça dikkat çekti.


Bielefeld

3 Aralık Dünya Çevre Günü Bielefeld’de de etkinlikle karşılandı. BİR-KAR, MLPD, Ver.di Sendikası, Montagsdemo-Aktivistleri’nden oluşan katılımcıların yağmur ve soğuk havaya gerçekleştirdikleri eylemde doğayı kurtarmak için aktif mücadele çağrısı yapıldı. Bu konuda mücadelenin ve duyarlılığın yaratılmasının önemi vurgulandı. Dünyamızı ve doğayı tarhip edenin kapitalist tekellerin kar hırsı olduğu konuşmaların temasını oluşturdu. Soğuk havaya rağmen sanatçıların söylediği şarkılar da etkinliğin sıcak bir atmosferde geçmesini sağladı.

 Kızıl Bayrak / Frankfurt - Bielefeld

 

 

 

Nükleer santralde işgal

Fransa’da çevreciler bir nükleer santralde işgal eylemi gerçekleştirdi. Ülkedeki nükleer santrallerin “saldırıya açık” olduğuna dikkat çekmek isteyen Greenpeace üyeleri, Paris’in güneydoğusundaki Nogent-sur-Seine nükleer santraline, sabaha karşı baskın yaptı. İşgal eylemi yapan çevrecilerden 7’sinin gözaltına alındığı polis müdahalesi sırasında çevreciler Chinon ve Blayais’deki iki ayrı santrale de aynı anda pankart astı.

 

 

Meclis önünde protesto

Tunus’ta meclis binası önünde yapılan eylemle yolsuzluk, işsizlik ve kökten dinciler protesto edildi.

2 Aralık günü Tunuslu milletvekillerinin yeni anayasa çalışmaları için geldiği Meclis binasının önünde eylem vardı. Öğrenci, öğretmen ve madencilerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 3 bin kişi protesto gösterisi düzenledi.

Gösterinin, başkent Tunus’un dışındaki bir üniversitede bir kesimin kız öğrencilerin başörtüsü takması ve sınıflarının ayrı olması çağrısıyla yaptığı gösterilere karşılık olduğu belirtildi.

Meclis’in önünde gösteri yapan protestocuların arasında bulunan üniversite profesörleri, “aşırıcılığa hayır”, “öğretmenlerden ellerinizi çekin” sloganları attılar.